Kitap Okumak Sağlığımıza Neden İyi Gelir?

Günümüzde sosyal medya üzerinden hızlıca ulaşacağımız ve bize sihirli bir değnek gibi hızlı çözümler sunacak bilgiler arıyoruz. Ancak böyle sihirli bir değnek olmadığı gibi, hap gibi yutulup hemen bize iyi gelecek veya bizi iyileştirecek bilgiler genellikle bu mecralarda bulunmaz. Günümüzde bu hap çözümler genellikle kişisel gelişim kitaplarının başlıklarında yer alıp bize vaatler versede okumanın bilmek olmadığı, bilmenin de öğrenmek olmadığını hepimiz kendi deneyimlerimizden biliyoruz.

Ancak kendine yardım temalı ruh sağlığı alanındaki kitaplar kendimizi tanıma, davranışlarımıza anlam verme, ilişkilerin dinamiklerini anlama gibi konularda farkındalık yaratarak elbette bizlere bir miktar fayda sağlayarak farkındalığımıza katkı sağlarlar. Her geçen gün beden, zihin ve ruh sağlığı alanında çalışan farklı pek çok disiplinden bilim insanları sürekli yeni çalışmalar yapmakta, bizi bizim için inceleyip bize açıklamaya çalışmakta olup bu alandaki kitaplarda artmaktadır. Eğer biraz daha meraklı bir okursanız belkide biraz daha bilimsel olan bu kitaplarıda okuyarak farkındalığınızı bir üst seviyeye taşımak da isteyebilirsiniz.

Ayrıca ruhsal olarak desteğe ihtiyaç duyan kişilerin terapiye başlaması durumunda da bu kitapların farkındalık açısından katkı sağlaması mümkündür. Bu anlamda “Bibliyoterapi” adı verilen bir teknik ile kişiye iç görü kazandırarak ruhsal süreçlerde iyileştirme amaçlayan bir terapi yöntemi de vardır. Aslında her biriminiz sorunları oldukça benzer olup pek çok ruhsal sorunu anlatan eserler vardır. Hekimler hastalarına kitap veya film önerilerinde bulunmaktadır. Hastanın kendi durumuna benzer sorunları içeren öyküler hastaya ev ödevi olarak verilir ve hasta ile öyküdeki olaylar ve karakterlerin baş etme mekanizmaları tartışılır. Böylece benzer sorunlara farklı çözüm yolları olabileceği hasta tarafından fark edilebilir.

Kitap okumanın ruh sağlığımız üzerinde etkisi vardır. Özellikle uyumadan önce doğru seçilmiş kitapların kalp atışını normale çevirerek stresi azaltıp uyku kalitesini artırdığına yönelik çalışmalar vardır. Ancak kitap seçiminde de kişinin kendini tanıyor olması ve doğru kitabı seçmesi önemlidir. Bazen kitaplar terapi ihtiyacınıda anlık giderebilirler.

Okunduğunda kişide yetersizlik duygularını tetikleyici kitaplardan uzak durmakta fayda vardır.  

Hele ehil ellerde hazırlanmış, kişinin kendi gereksinimine ve o kişinin içinde yaşadığı kültüre uygun bir kitap söz konusu ise zararlı etki gösterme olasılığı yok denecek kadar az olmaktadır.

Konuyu ele alırken öncelikle, kişisel gelişim kitaplarına yönelik ilginin birçok insani gereksinimden kaynaklandığını vurgulamak gerekmektedir. Bu ilgi baş döndürücü bir hızla değişen dünya, değişen toplum ve değişen insan ilişkilerine ayak uydurma isteğinin yansımasıdır. Birçok kişi kişisel gelişim kitaplarına mutlu olmak, başarılı olmak, insan ilişkilerinde daha başarılı olmak, kendini tanımak, başkasını anlamak ve ilişkileri yönlendirebilmek gibi isteklerle yönelir. Kişisel gelişim kitaplarının yerine bu gereksinimleri karşılayabilecek başka bir şey konulamıyorsa, eldekini daha olumlu hale getirmenin yollarını bulmaktan başka çare görünmemektedir.

Kişisel gelişim kitaplarının ne zaman yararlı ya da zararlı olabileceğini anlamaya çalışırken günlük yaşamda herkesin zaman zaman yaşadığı depresyonu bir örnek olarak ele alabiliriz. Depresyonun ne olduğu, ne olmadığı ve hangi durumlarda tedavi gerektireceği konularında bilgi edinmek isteyen kişiye bu kitaplar çok yol gösterici olabilir. Fakat insanları depresyon yaşamaya yatkın yapan kişilik özelliklerinin daha olumlu bir kişilik yapısına dönüştürülmesi ve tıbbi tedavi gerektiren depresyonun kişisel gelişim kitaplarının tavsiyeleri ile aşılması hedefleniyorsa, bu gerçekleşmesi mümkün olmayan bir düştür. Ancak bu ifadeler bu durumlarda kişisel gelişim kitaplarının hiçbir yararı olmayacağı anlamına gelmemektedir. Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından yürütülen tedavisine ek olarak okunan kişisel gelişim kitapları kişiye (özellikle okuduklarını ve anladıklarını doktoru ile paylaşırsa) çok şey öğretebilir. Kişisel gelişim kitaplarının olası en önemli tehlikeleri arasında ruhsal hastalığı olan kişinin bu kitaplarla oyalanması ve kitaplardaki yanlış bilgi ve öneriler nedeniyle tedavisini yarıda bırakması bulunmaktadır.

Bir başka örnek olarak da öfke ele alınabilir. Kişinin kişilik özelliklerini dikkate almayan tek yönlü bir yaklaşım ile öfkenin ifade edilmesi konusunu ele alan bir kitap bazı insanlar için yararlı olabilirken, bazı insanlar için ise yarardan çok zarar getirebilir. Vicdan duygusu aşırı gelişmiş, kendini kolayca suçlamaya ve suçluluk duygusu yaşamaya yatkın bir kişiye söylenecek olanla, vicdanı yeterince gelişmemiş bir kişiye söylenecekler arasında dağlar kadar fark vardır. Vicdanı aşırı gelişmiş kişiler öfkesini ifade etmesi için cesaretlendirilirken, vicdanı yeterince gelişmemiş kişiler ise başkalarına zarar verme olasılıkları artabileceği için bu yönde teşvik edilmez (bazen tam tersi öfkeyi denetlemenin yolları gösterilmeye çalışılır). Bu nedenle konuyu çok değişik boyutlardan ele almayan kişisel gelişim kitaplarının bazı insanlara zarar verme olasılığı söz konusudur.

Her insanın farkına varmakla kolayca değişebilecek yönleri olduğu kadar, kolay kolay farkına varamayacağı değişime dirençli yönleri de bulunmaktadır. Kişisel gelişim kitapları insanların değişime hazır yönlerinin farkına varılmasında, daha yüzeysel olan ve derin iç çatışmalarla bağlantısı olmayan günlük yaşam sorunlarının çözümünde yararlı olduğu genel bir gözlemdir. Adlandırılamayan ya da görülemeyen bazı duygu ve bakış açılarının bir kitap okurken yakalanabildiği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kişisel gelişim kitaplarının yararlı olabilmesi için kişinin ne aradığını, kendi sınırlılıklarını, zayıf ve güçlü yönlerini iyi kötü bilmesi gerekmektedir. Fakat kendini yeterince tanımayan ya da tanıma becerisi kazanma potansiyeli olmayan bir kişinin kişisel gelişim kitaplarından yararlanması mümkün değildir.

Dünyayı tanımak için en öğretici yol olayları kendimizin deneyimlemesi olmakla birlikte, insanın bugün besin piramidinde diğer canlılardan daha yukarıda olmasının bir sebebi de yaşlısını koruması ve yaşlının deneyimlerinden faydalanmasıdır. Bu avantaj modern zamanlar ile birlikte artık bizden önce deneyimlemiş olanların yazdıklarını ve bu yazılanlardan öğrenmeyi de içerir.

Felsefe bilgelik sevgisi anlamına gelir ve felsefe yapmak bilginin yolunda olmak, soru sormak ve bilginin ötesini aramaktır. Tüm bu bilme ve öğrenme süreçlerinin sonucunda filozoflar kendi dünya görüşleri bağlamında kendi felsefelerini insanlara sunarlar. Bizde felsefeden yola çıkarak tüm bilimleri etkileyerek bize ulaşan bu felsefelerden bazılarını kendi dünya görüşümüze uygun bularak hayatımıza yeni anlamlar katarız.

Öğrendiğimiz yeni bilgileri yaşantımıza katmamız sonucunda davranışlarımızda değişiklik oluşması durumunda  ve de bu değişikliğin uzun süreli olması durumunda bu yeni bilgi gerçekten öğrenilmiş olur, aksi halde sadece bilme olarak kaldığını söyleyebiliriz. Ancak bu bilme arzusununda bir değişme  çabası içerdiğini ve de zaman içinde değişimi öncellediğini de vurgulamak yerinde olur sanırım. Yeni bilme ve öğrenmeler ile hem ruhsal hem zihinsel hem de bedensel kapasitesimizin geliştiğini ve yeni beceriler edindiğimizi ve hayata yeni bir anlam katarak dünya üzerindeki konumumuzu yeniden belirlediğimizi söyleyebiliriz.    

Öğrendiğimiz yeni bilgileri belleğimizde saklarız ve gerekli durumlarda geri çağırarak zihinsel bir süreç olarak düşünerek kararlar veririz. Düşünme süreci tam olarak aydınlatılamamaış olsada algılarımız ile şekillendiğini ifade edebiliriz. Bu sebeple aynı dış dünya koşullarına her birimiz öğrendiklerimiz doğrultusunda farklı anlamlar yükleyerek farklı tepkiler veririz.   Düşünmeyi mantıklı düşünme, sezgi veya düşlemler  olarak pekçok farklı şekilde deneyimleyebiliriz. Tüm düşünme süreçleri sonucunda düşüncelerimizi genellikle dilimiz aracılığı ile sözümüz ile ifade ederiz.    

Kitap okumak hem anlam dünyamızı hem de kelime dağarcığımızı genişletir. Bu sayede duygu ve düşüncelerimiiz ötekilere açık ve seçik olarak ifade edebiliriz, buda stress duygumuzu azaltarak sağlığımıza olumlu katkı yapacaktır. Sağlığınıza iyi gelecek kitap önerilerimize göz atmayı unutmayın.