mulholland drive film plantohealthhouse
Evimiz · Hobi Odası · Film Önerisi

Mulholland Drive:
bir suçluluk rüyası

David Lynch sana bir film değil, bir zihin veriyor: kendi suçuyla yüzleşemeyen, bu yüzden kendine bambaşka bir hayat kuran bir zihin. Işığı kıs; bu gece rüyanın içinden geçeceğiz.

Küçük bir not: Bu yazı filmin sonunu ve kilit sahnelerini konuşuyor. Henüz izlemediysen, önce filmle baş başa kalmak isteyebilirsin — bu kapı sen döndüğünde de açık olacak.

Los Angeles'ın parlak ışıkları altında başlıyor her şey. Neo-noir bir gizem gibi: hafızasını kaybetmiş gizemli bir kadın, Rita. Ve Hollywood'a büyük umutlarla gelmiş saf bir oyuncu, Betty. İkisinin yolu kesişiyor, biz de tanıdık bir dedektiflik hikâyesine yerleştiğimizi sanıyoruz. Oysa Lynch'in elinde bu tablo yavaşça eriyor. Çünkü izlediğimiz şey bir olay değil — bir rüya. Ve her rüya gibi, uyandırmak istemediği bir gerçeğin üzerini örtmek için kurulmuş.

Rüya bir savunmadır

Freud rüyayı iki şeyle tarif eder: bir arzunun gizli tatmini ve bastırılan bir şeyin kılık değiştirerek geri dönüşü. Mulholland Drive'ın ilk iki saati tam da budur. Filmin gerçek kahramanı, hayalleri kırılmış, sevdiği kadın tarafından reddedilmiş ve dayanılmaz bir suçluluğun altında ezilen Diane'dir. Uyanık hayatında taşıyamadığı bu yükü, uykusunda yeniden yazar.

Rüyada Diane artık Diane değildir; yetenekli, sevilen, masum Betty'dir. Onu terk eden kadın ise güçsüz, hafızasız, tümüyle ona muhtaç bir Rita'ya dönüşür. Zihin, katlanamadığı gerçeği alır ve tersine çevirir: kaybı zafere, reddedilişi sevilmeye, suçu masumiyete. Rüya, girmek istemediğin bir odanın kapısını kapatmak için kurduğun kocaman, ışıltılı bir evdir.

Filmin o meşhur "anlaşılmazlığı" aslında bir düzensizlik değil, bir dilbilgisidir. Rüyalar da böyle konuşur: mekânlar aniden değişir, yüzler birbirine karışır, biri hem o kişi hem başkasıdır. Lynch bize mantığın değil, bilinçdışının gramerini gösteriyor.

Bastırılanın geri dönüşü: kutu ve anahtar

Rüya ne kadar iyi kurulmuş olursa olsun, altındaki gerçek bir yerden sızmaya başlar. Filmdeki nesneler bu sızıntının işaretidir — Freud'un "rüya işçiliği" dediği o yer değiştirme ve yoğunlaştırma oyununun somutlaşmış hâli.

01

Mavi anahtar

Gerçek hayatta bir işin bittiğinin kanıtı; rüyada ise açıklanamaz bir tekinsizlik nesnesi. Bilincin görmek istemediği bir gerçeğin sessiz mührü.

02

Mavi kutu

Rüyanın daha fazla taşıyamadığı eşik. Kutu açıldığında fantezi çöker ve bastırılan gerçek içeri dolar. Yüzleşmenin en somut metaforu.

03

Winkie's'in ardındaki yüz

Perdenin arkasındaki o korkunç figür — açıklanamayan, ehlileştirilemeyen dehşetin kendisi. Rüyanın çeperinde bekleyen gerçeğin çıplak hâli.

"No hay banda": her şey bir illüzyon

Filmin kalbi, Club Silencio sahnesidir. Sunucu tekrar tekrar söyler: ortada bir orkestra yok, bir şarkıcı yok — hepsi bir kayıt, hepsi bir illüzyon. Şarkıcı sahnede bayılır ama ses devam eder. İşte tam o an, rüya kendi sahteliğini itiraf eder.

Betty koltuğunda titremeye başlar; sanki kurduğu dünyanın dokusu tam orada yırtılıyordur. Lynch burada seyirciye de fısıldar: izlediğin her şey, karakterin kaçmaya çalıştığı acı gerçeğin üstüne serilmiş bir örtüydü. Ve örtü kalkmak üzeredir.

"Aynaya baktığında gördüğün yüzde kimin hırsı, kimin suçluluğu saklı?"

Zihnin kapalı odaları

Bu evde sık sık şunu söylüyoruz: bedenimiz ilk evimizdir. Ama zihin de odalarıyla bir evdir — ve her evin girmek istemediğimiz bir odası vardır. Kapısını kapatır, önüne bir sürü güzel eşya diziriz. Mulholland Drive, tam da o kapalı odanın filmidir. Lynch bizi elimizden tutup oraya götürür; korkutmak için değil, insanın kendinden neyi sakladığını göstermek için.

Belki de filmi bu kadar sarsıcı yapan şey budur: Diane'in hikâyesi uzak bir yabancının hikâyesi gibi durmaz. Hepimiz, taşıyamadığımız bir şeyi güzel bir hikâyeyle örttüğümüz anları tanırız.

Nasıl izlemeli

Bu, arka planda açık kalacak bir film değil. Gece, tek başına, telefon uzakta. İlk izleyişte anlamaya çalışma — bırak seni sürüklesin. İkinci izleyiş zaten bambaşka bir film olacak; çünkü artık her sahnenin hangi odaya ait olduğunu bileceksin.

Neden izlemelisin?

Mulholland Drive bir kez izlenip rafa kaldırılacak filmlerden değil. Her sahnesinde yeni bir detay, her karesinde zihinsel bir bulmaca var. Hollywood rüyasının nasıl acımasız bir kabusa dönüşebileceğini anlatırken, aslında çok daha evrensel bir şeyi anlatıyor: bir zihnin kendi gerçeğiyle nasıl pazarlık ettiğini. İzledikten sonra günlerce üzerine düşüneceğin, sinemanın kendi diliyle yazılmış bir psikanaliz dersi.

Bu gece mantığın sınırlarını geride bırakıp Lynch'in rüya bulutunda kaybolmaya, kendi zihninin karanlık koridorlarında yürümeye hazır mısın?

Yönetmen
David Lynch
Yıl
2001
Başrol
Naomi Watts, Laura Harring, Justin Theroux
Süre
~147 dk
Tür
Neo-noir · Psikolojik gizem
Bu içerik bir film önerisi ve kültür–sanat yazısıdır; kişisel bir yorumu paylaşır. Psikanalitik okuma, filmi anlamlandırmak için bir çerçevedir, tek doğru okuma değildir.